Kapıdaki Ayak :)

Çocuklara zor gösterilip, kolaya razı edilmesi...


Meşgul bir insana, tembel bir öğrenciye ve çocuklara bir iş verdiğinizde; ya o işi yapmazlar ya da yarım yamalak ortada bırakırlar ki bu, işveren için çekilmez bir çile ağrısı gibidir. Bunu aileye çevirirsek de, özellikle çalışan ebeveynler, çocuklarına görev verirler ya da bir şey isterler. Çocuklar da sanki böyle bir şey yokmuş gibi davranırlar ve yine tükenmiş olan ebeveyne istediğini yaptırır... Verilen işin rahat ve güzel bir şekilde yapılabilineceğini tüm gücünüzü ve sabrınızı kullanarak çocuğunuzu ikna etmeye çalışırsınız. Fakat her şeye rağmen çabalar boşa çıkar :)

 

Peki, bu durumdan kaçınmak için ne yapılabilir?

 

İlk önce istediğiniz işten, görevden ya da istenilen şeyden daha fazlasını isteyin. Çocuğunuz, verilen işi ya da istenilen şeyin derecesini fazla bulduğunda, "peki, buna çok diyorsan, şu kadarını yapabilirsin." denildiğinde çocuk az da olsa gönüllü olarak işe koyulacaktır. Örneğin, yemeğin sonuna yaklaşan bir çocuk, tabağındakileri yarı da bırakıp yememek isteyebilir. Tabağını bitirmek istemiyorsa, beş kaşık daha yersen masadan kalkabilirsin dediğinizde iki-üç kaşık olarak uzlaşacaktır sizinle. Aslında tabağa bakarsanız, iki-üç kaşığa zaten bitecektir.

 

Güzel bir alıntı fıkrayla yazıma son veriyorum... 

Bir çocuk babasından beş lira istiyor. Babası da: "Ne dört lira mı? Ne yapacaksın oğlum üç lirayı? İki lira senin neyine yetmiyor? Al sana bir lira." Bunun karşısında çocuk: "Sağ ol baba benim zaten ihtiyacım elli kuruştu. Fazladan vermiş oldun." der ve uzaklaşır. Çocuğun arkasından bakan baba: "Kerataya bak, verdiğim para sahte olmasa beni ayakta uyutacaktı." der.

 

Herkese güzel baharlar diliyoruz...