Hatıralarla Atatürk

 
Hatıralarla Atatürk
 

MUHTEŞEM CEVAP

Cumhuriyet'in ilânından sonra Istanbul'da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ateşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde
devam etmektedir fakat Ingiliz ateşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal'in gözünden kaçmaz. bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır.Ve bakmaya devam etmektedir. Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir.

Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
Paşam kendisine neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi.
bunun üzerine Mustafa Kemal şöyle der: Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?

 

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER

Bir röportajda "Birleşmiş Milletlere üye olmayı düşünüyor musunuz?" diye sorulur, Atatürk: "Şartlarımızı koyarız, kabullerine bağlı. Biz müracaat etmeyiz üye olmak için. Davet gelirse düşünürüz". BM yasasını değiştirir ve ilk davet edilen ülke biz oluruz.

 


BAYRAK BİR MİLLETİN ONURUDUR !

Ege’nin incisi güzel İzmir’imiz 15 Mayıs 1919’da başlayan Yunan işgalinden 9 Eylül 1922 tarihinde kurtuldu. 30 Ağustos günü Dumlupınar’da Büyük Zaferi kazanan Ordularımız bir hamlede Afyon Cephesinden Ege’ye, Akdeniz’e, Marmara’ya ulaştılar.

9 Eylül sabahı İzmir’e ilk önce süvarilerimiz, yani atlı birliklerimiz girdi. Vilayet Konağına Türk Bayrağını çekmek Yüzbaşı Şerafettin Beye nasip oldu. Bunun anısı olarak, Başkomutan ATATÜRK tarafından kendisine, Buhara Cumhuriyetinden gönderilen çok değerli bir kılıç armağan edildi. 1934 yılında Soyadı Yasası kabul edilince de, Şerafettin Bey’e “İ
zmir” soyadı verildi.

ATATÜRK 9 Eylül günü ikindi vaktinde, yanında İsmet (İnönü) ve Fevzi (Çakmak) Paşalar olduğu halde, Belkahve’deki gözetleme yerine geldi. Ordularımızın hareketlerini dürbünle izledi. Özellikle, Kadifekale’ye Türk Bayrağının yeniden çekilmiş olduğunu görünce, çok sevindi. Savaşın tüm yorgunluklarından arınıverdi.

Başkomutanlık Karargahı (o zamanki adı Nif olan) Kemalpaşa’da kurulmuştu. ATATÜRK ve arkadaşları geceyi Kemalpaşa’da geçirerek, 10 Eylül Pazar sabahı İzmir’e hareket ettiler. İzmir halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılandılar. İlk önce Vilayete gidildi. ATATÜRK öğleden sonra Karşıyaka’ya geçti. Seçkin bir Süvari Birliği kendisine eşlik ediyordu.

ATATÜRK Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’nde konaklayacaktı. Şimdilerde Karşıyaka Evlendirme Dairesinin karşısında, Yalı’daki 380 Numaralı Çağlayan Apartmanının olduğu yerde bulunan bu köşkün güzelliği dillere destandı. Girişte kadınlı, erkekli muazzam bir topluluk birikmişti. ATATÜRK onları selamlayarak köşke yöneldiğinde yüzü asıldı. Kaşlarını çattı. Çünkü, geçeceği yerde boylu boyunca bir Yunan Bayrağı seriliydi. Karşılayıcılara bunun nedenini sordu. Onlar da, “Yunan Kralı Konstantin’in 1921 yılında İzmir’e geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini” anlattılar.

ATATÜRK’ün yanıtı kısa ve kesindi: “Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü, bayrak bir milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam” diyerek, yerdeki bayrağı kaldırttı. Köşkün bembeyaz mermerlerinde ilerleyerek, içeri girdi.

 

ATATÜRK'ÜN EŞİTLİK ANLAYIŞI

Atatürk bir gün Dolmabahçe'den gizlice çıkar, Topkapı Sarayı Müzesi'ne gelir. Müzeyi gezmek ister. Kendisini kapıcıya tanıtır, fakat kapıcı "Henüz saat 9 olmadı, memurlar da gelmedi. Atatürk değil, kim olursan ol, bekleyeceksin" der.

Hiç şüphe yok ki, kapıcı Atatürk'ü tanımamış ve birden fazla bu sözlere muhatap bulunduğu için gelenin Atatürk olabileceğine inanmamıştır. Fakat bu olayda mühim olan nokta Atatürk'ün kapıcının sert cevabı karşısında ısrar etmeyerek, bir kenara çekilip, saatin 9 olmasını ve memurların gelmesini beklemesidir.

 

TÜRK MİLLETİNİ KENDİ KANI KURTARDI !

Tarih dersinde Atatürk, dersini anlatıp bitiren öğrenciye sordu: "Bir şeyi söylemeyi unuttun. Türk Milleti'ni kim kurtardı?"

Öğrenci şu cevabı verdi:

"Atamız kurtardı."

Atatürk bu cevabı kabul etmedi.

"Hayır çocuğum, Türk Milleti'ni kendi kanı kurtardı." dedi.